SGK Rehberi
Medya Haberleri

Anayasa Mahkemesi, Ceza Mahkemesi Kararını İptal Edebilir mi?

13 Ocak 2018 Cumartesi 15:50
Anayasa Mahkemesi, Ceza Mahkemesi Kararını İptal Edebilir mi?
Herşeyden önce belirtmek gerekir ki,Anayasa Mahkemesinin görevi, anayasa ve İHAM çerçevesinde bir değerlendirme yaparak, bir hakkın ihlal edilip edilmediğine, ihlal edilmişse de yapılması gerekenlere karar verir. Dolayısıyla mahkeme kararlarını iptal etme yetkisi yoktur.

AYM'nin ilke olarak doğrudan tahliye etme yetkisi de yoktur. İHAM bu yetkiyi birkaç defa kullanmıştır. Ama AYM ve İHAM ikincillik ilkesi gereği bu yetkiyi kullanmaktan sakınmaktadır. Ancak ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenleri ortaya koyar.

Ancak bu şu anlama gelmemektedir. Yani AYM nin verdiği kararın hiçbir somut etkisi olamaz, sadece ülkenin en yüksek mahkemesi ihlal bulur ve tazminatı, yani parayı öder, iş bitmiş olur. hak ihlali tespit ettiği durum devam eder gider, yani AYM sadece ihlali belirledikten sonra seyirci kalır çıkarımı da doğru değildir. O zaman AYM ye bireysel başvurunun bir anlamı kalmaz, AYM istişari bir organ olarak varlığını devam ettiremez. Bu anayasal olarak mümkün değildir. Anayasa 153. maddede AYM kararları yasama yürütme yargı organlarını ve idareyi bağlar bu makamlar kararların gereğini yerine getirirler.

AYM ihlal kararı verdikten sonra mahkeme kararını ortadan kaldırmaz ama 6216 sayılı AYM Kanunu gereğinde (50/1. madde) "Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir."

Bu şu anlama gelir: AYM ihlal kararı verdiğinde bunun sonuçlarını yerine getirmek diğer mahkemelere düşer. Ortada bağlayıcı bir karar var, bu karar da varılan sonucun, yani ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması gerekir. Yerel mahkemenin yapması gereken de budur. O'nun yetkisi bununla sınırlıdır.

Bu noktada verilen ihlal kararının niteliği, içeriği önem arz etmektedir. mesela verilen karar kişi hürriyeti ve güvenliği açısından hangi açılardan bir anayasaya aykırılık tespiti içermektedir.
eğer ihlal kararı başvuranın haksız ve hukuka aykırı şekilde, Anayasanın ilgili maddesinde belirtilen koşullar taşınmaksızın tutuklandığı, yani tutukluluğun hukuki olmadığı, hukuka aykırı olmadığı yönünde ise yerel mahkemenin ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapması gereken, hukuka aykırı olarak tutulan bu kişiyle ilgili, eğer halen tutukluluk hali devam ediyorsa, tahliye kararı vermektir.

Bu husus zaten açıkça 6216 sayılı Kanunun 50/2. maddesinde ifade edilir: "(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." AYM de Şahin Alpay hakkında verdiği ihlal kararının hüküm kısmında "C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesine (E.2017/112) GÖNDERİLMESİNE," karar vermiştir.

Bireysel başvurunun etkili bir başvuru yolu olması, onun kararlarının yerine getirilmesi ile mümkündür. AYM hak ihlalini belirttikten sonra o ihlali ortadan kaldırıcı önlemler alma yoluna gidilmezse o zaman Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun anlamı kalmaz ve etkili bir yol olmaktan da çıkar.

SGK Rehberi
Bu haber 714 kez okundu.
18 Ekim - 18:34
Bütçeden en yüksek pay alan bakanlık belli oldu!
18 Ekim - 18:30
Kayıp Evrim'de 100. gün! Gözaltındaki 3 kişi...